Barış yürüyüşünden ortak mesaj: Tecrit son bulsun

  • 09:01 19 Mayıs 2026
  • Güncel
Büşra Turan
 
AGIRÎ - “Barış İçin Adım At” yürüyüşüne katılan kadınlar, toplumsal barışın sağlanması için tecrit politikalarının son bulması, anadilin özgürleşmesi ve tutsakların serbest bırakılması gerektiğini vurgulayarak, “Bizler barış ve özgürlük için yürüyoruz” dedi.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin (DEM Parti) çağrısıyla Kürdistan ve Türkiye’nin birçok kentinde eş zamanlı olarak 16 Mayıs'ta “Barış İçin Adım At” yürüyüşleri gerçekleştirildi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın statüsünün tanınması, cezaevlerinde derinleşen hak ihlalleri, infaz yakma uygulamaları ve hasta tutsakların tedavi haklarının engellenmesine karşı sokağa çıkan kitle, antidemokratik uygulamaların son bulmasını istedi. Kayyım rejimine son verilmesi ve umut hakkının yasal güvenceye alınması taleplerinin öne çıktığı kitlesel eylemlerde, toplumsal barışın inşasında kadın dayanışmasının öncü rolü vurgulandı.
 
Birçok merkezde düzenlenen “Barış İçin Adım At” yürüyüşünün amaçları, cezaevlerindeki hak ihlalleri ve toplumsal barış taleplerine dair Agirî'deki siyasi parti yöneticileri ve sivil toplum örgütü temsilcileri değerlendirmelerde bulundu.
 
‘Kimliğimizi istiyoruz’
 
Yürüyüşün amaçlarına ve toplumsal taleplere dikkat çeken DEM Parti Agirî İl Eşbaşkanı Çiğdem Gür, barış, kimlik ve özgürlük vurgusu yaparak herkesi bu sürece dahil olmaya davet etti. Çiğdem Gür, “Bu yürüyüşü barışın oluşması için, devletin özgürlük adımlarını atması için, Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için, halkların birliği için yapıyoruz. Biz artık savaş istemiyoruz, özgürlük istiyoruz. Anadil özgürlüğümüzü istiyoruz. Biz artık barış istiyoruz. Kimliğimizi, varlığımızı istiyoruz. Bizler barışa adım atıyoruz. Herkesi de bu samimiyet ve özgürlük adımına dahil olmaya davet ediyoruz” dedi.
 
‘Özgür dil, özgür yaşam’
 
DEM Parti yöneticisi Marifet Yakar, toplumsal uzlaşı ve adalet taleplerine vurgu yaparak kardeşçe ortak bir yaşamın inşa edilmesi çağrısında bulundu. Marifet Yakar, “Bu yürüyüşü barış, demokrasi ve ortak yaşam için yapıyoruz. Taleplerimiz; hasta tutsakların serbest bırakılması ve hiçbir annenin ağlamaması içindir. Özgür dil, özgür yaşam, ortak yaşam. Biz de bu ülkenin vatandaşıyız, olan şartlarda kardeşçe yaşamak istiyoruz” diye konuştu.
 
‘Devlet artık adım atmalı’
 
DEM Parti Kadın Meclisi üyesi Ayşe Karakuş, devletin çözüm noktasında adım atması ve tutsakların serbest bırakılması çağrısında bulunarak, “Devlet daha adım atmamış ve adım atması için çağrımız var. Bu yürüyüşün amacı, Sayın Abdullah Öcalan'ın fiziki özgürlüğüne kavuşmasıdır. Yürüyüş amacımız, devletin bir adım atmasıdır. Tutsak arkadaşlarımızın serbest bırakılması gerekiyor. Biz, Önderlik özgürlüğüne kavuşana kadar her sokak ve mahalleyi dolaşacağız” sözlerine yer verdi.
 
‘Kadınsız barış olmaz’
 
Toplumsal barışın inşasında kadınların üstlendiği öncü role ve umut hakkına vurgu yapan Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu (MİA-FED) Eşsözcüsü Solmaz Özden, savaşsız bir yaşam için kadın dayanışmasının büyütülmesi gerektiğini belirterek, “Bizler barış, özgürlük ve Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için ‘Barışa Adım At’ yürüyüşü gerçekleştiriyoruz. Biz kadınlar savaş olmasın, barış olsun istiyoruz. Tüm kadınlar barışı desteklemeli. Biz de bu yürüyüşü barış için yapıyoruz. Umut hakkının gerçekleşmesi için yapıyoruz” dedi.
 
‘Tutuklamalar son bulsun’
 
DEM Parti yöneticisi Fatma Zengin, savaşın son bulması ve toplumsal barışın sağlanması yönündeki temennilerini dile getirerek, “Artık savaş istemiyoruz. Barış olsun istiyoruz. Kanlar dökülmesin. Artık yeter. Barış olsun istiyoruz ama görüyoruz ki barış hâlâ yok. Herkes tutuklanıyor, artık bu son bulsun. Hep beraber el ele verelim, güzel günler görelim” şeklinde konuştu.
 
‘Barış bir mücadele’
 
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) Eşbaşkanı Perihan Gelturan da bu yürüyüşün bir mücadele olduğunu belirterek, “Kimliğimiz, dilimiz ve barış için yürüyoruz” dedi.
 
‘Birliğimiz sağlansın’
 
Hasibe Çarboğa ise bu yürüyüşü barış için yaptıklarını ifade ederek, “Biz istiyoruz ki cezaevindeki tutsak arkadaşlarımız serbest olsun. Süreç güzel ilerlesin. Biz hepimiz birlik olalım” diye belirtti.