Bin kilometrelik yolun karşılığı 40 dakika

  • 09:03 4 Temmuz 2026
  • Güncel
Rabia Önver-Dilan Babat
 
COLEMÊRG - Bir anne için bazen bin kilometrelik yolun karşılığı yalnızca 40 dakika... Çocuklarını görebilmek için cezaevi yollarına düşen aileler, uzak sevklerin hem kendilerini hem de çocuklarını cezalandırdığını söylüyor.
 
Bir yol düşünün; gecenin karanlığında başlayan, yüzlerce, bazen binlerce kilometre süren bir yol... Otobüs koltuklarında uykusuz geçirilen saatler, kontrol noktaları, aktarmalar, maddi yük ve bitmek bilmeyen özlem. O yolun sonunda ise çoğu zaman yalnızca 10 dakikalık bir görüşme var. Tutsak yakınları için cezaevi yolları artık sadece hasretin değil, aynı zamanda ölümün ve yaralanmanın da adresi haline geliyor. Görüşe yetişebilmek için çıkılan uzun yolculuklarda meydana gelen trafik kazaları, ailelerin acısını daha da derinleştirirken, kilometrelerce süren yolun karşılığında sevdiklerine birkaç dakika dokunabilmek, seslerini duyabilmek ya da camın ardından görebilmek büyük bir bedel ödemek anlamına geliyor. Her görüş günü, binlerce kilometrelik bir yolculuğun sonunda yaşanan kısa bir kavuşma ile yeniden ayrılığa dönüşürken, geride yorgun bedenler, ağır borçlar ve bir sonraki yolculuğun kaygısı kalıyor.
 
Biz de yönümüzü Colemêrg’in (Hakkari) Gever (Yüsekova) ilçesinde yıllardır çocukları cezaevlerinde bulunan annelere çevirerek yaşadıkları zorlukları ve duygularını dinledik.
 
Suçu belediye eşbakanlığı…
 
Kızı Remziye Yaşar’ın daha önce 2009 ve 2015 yılları arasında gözaltına alınıp tutuklandığını dile getiren Mehsima Yaşar, Remziye Yaşar’ın cezaevinde kaldığı süreçlerde birçok kez başka cezaevlerine sürgün edildiğini söyledi. Mehsima Yaşar, “Kızım cezaevinden çıktıktan sonra partide çalışmalarda yer aldı ve daha sonra belediye eşbaşkanı seçildi. Gever belediye eşbaşkanı olarak sadece 6 ay görev yaptı. Bir sabah evimiz Remziye için basıldı. Ev basıldığı zaman Remziye Ankara’daydı. Baskın yapılınca bizlere de farklı bir uygulama yapıldı, bizi çok zorladılar. Yaklaşık 7 yıldır cezaevinde. İlk görüldüğü duruşmada tahliye edildi. Sonra ne olduğunu anlamadık, tekrar yakalanma kararı verildi ve tutuklu kalmaya devam etti. Kızımın suçu yok. Suç olarak belediye eşbaşkanlığını gösterdiler. 18 yıl hapis cezası verdiler” ifadelerini kullandı.
 
‘O kadar yol gidiyoruz, görüşümüz 40 dakika’
 
Remziye’nin Colemêrg, Wan, daha sonra da Elazığ Cezaevi'ne sürgün edildiğini aktaran Mehsima Yaşar, cezaevine görüş için gittiklerinde birçok sorunla karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Mehsima Yaşar, “Cezaevi uzakta olduğu için her ay gidemiyoruz. Özellikle kış aylarında neredeyse gitmemiz çok zor oluyor. Bazen 3 ay boyunca gidemiyoruz. Pandemiden kaynaklı telefon görüşlerini haftada iki güne yükselttiler ama o da bize çok az geliyor. 16 yıldır cezaevi yollarındayım. Her gidişimde otogarda saatlerce bekliyorum. Görüş saatine yakın cezaevine gidiyorum. Görüş bitince de evimize dönmek için bu sefer saatlerce otogarda bekliyoruz. Birçok aile görüşe giderken kaza yaptı, yaşamlarını yitirdi. Çocuklarımız bu kazaları duyunca bizlerin de görüşe gitmesini istemiyorlar. O kadar yol gidiyoruz ama görüşümüz sadece 40 dakika” dedi.
 
‘Çocuklarımızı görüşsüz bırakmak istemiyoruz’
 
Cezaevlerinde tutsaklara, dışarıda ise ailelere zulüm yapıldığını dile getiren Mehsima Yaşar, cezaevine girişlerde de gardiyanlar tarafından birçok ihlale maruz bırakıldığını, görüş esnasında ise sürekli gardiyanların baskısı altında olduklarını söyledi. Mehsima Yaşar, “Bütün bu baskı ve zulme rağmen de çocuklarımızı görüşsüz bırakmak istemiyoruz. Yakınımızda cezaevleri olmasına rağmen çocuklarımızı uzak cezaevlerine sürgün ediyorlar. Birçok aile uzak yola gittiği için kaza yapıyor, yaşamını yitiriyor. Kızım iki defa ameliyat oldu. Ailesi olarak bize bilgi vermeleri gerekiyordu ama bize haber vermediler. Telefon görüşmesinde haberimiz oldu. Kızıma ameliyatta bir şey olsaydı kim hesap verecekti? Bu zulümdür, bize zulüm ediyorlar” diye belirtti.
 
 
‘Ne zamana kadar bu zulüm devam edecek’
 
Yaklaşık 4 yıldır oğlu Mehdi Mıhçı’nın tutuklu olduğunu ve gözaltına alındığı esnada ağır işkencelere uğradığını dile getiren anne Gülbeyaz Mıhçı, gözaltı esnasında oğluna ajanlık dayatıldığını ve tehdit edildiğini söyledi. Gülbeyaz Mıhçı, “Oğlumu ailesini öldürmekle tehdit ettiler. Bir hafta haber alamadık. Meğer sürekli işkence ediyorlarmış. Oğlum iki yıla yakın Silivri cezaevinde kaldı, sonra Sincan cezaevine sürgün ettiler. Şimdi tekli hücrede kalıyor. Sürekli de cezaevinde ceza veriyorlar. Telefon da açamıyor bize. 2 aydır telefon görüşmesi gerçekleştiremiyoruz. Uzak olduğu için de gidemiyoruz, ne durumda olduğunu bilmiyoruz. Ne zamana kadar bu zulüm devam edecek” dedi.
 
‘Aileler görüş yolunda kaza yapıp yaşamlarını yitiriyor’
 
Gever’den Sincan Cezaevi'ne görüş için gittiğinde günlerce yolda kaldığını ve sadece 1 saat görüş yapabildiğini söyleyen Gülbeyaz Mıhçı, “Görüş bir saat ama bizim için bir dakika gibi gidiyor. Çocuklarımızı bilerek uzağa götürüyorlar, ailelerle bağlarını koparmak istiyorlar. Birçok aile görüş için çıktığı yolda kaza yapıp yaşamını yitiriyor, çocuklarını göremiyor artık. Yıllardır tutuklu aileleri bunları yaşıyor. Görüşe gidince de arama noktalarında ya da görüş salonunda gardiyanlar bizi sürekli zorluyor. Görüş salonundaki diğer ailelerle konuşunca hemen gelip müdahale ediyorlar. Bize bu zulmü yapmasınlar. Bizler anneyiz, buna son versinler” diye belirtti.
 
 
 
‘Oğlumun infazı sürekli erteleniyor’
 
Oğlu Sami Geylani’nin Mêrdîn'in Qoser ilçesinde gözaltına alındığını, gözaltı sırasında oğlunun işkenceye uğradığını ifade eden Gülşen Geylani, oğlu için gittikleri karakolda kendilerine oğullarını göstermeyeceklerini, ancak ajanlık dayatmasını kabul ederse oğulları ile görüşebileceklerini söylediklerini aktardı. Gülşen Geylani, “Oğlumu yıllardır görmemiştim, görmeyi çok istiyordum. Bize 5 dakika gösterdiler, ardından mahkemeye sevk ettiler ve tutuklandı. Yıllar geçti ama oğlumun o işkence görmüş hâli gözümün önünden gitmiyor. Oğlum Sincan, Amed, Edirne, Kayseri, son olarak da 3 yıldır Çorum’da cezaevinde. Çorum’da da tek siyasi tutukludur ve tekli hücreye konulmuş. Oğlum 15 yıl ceza aldı ama 17 yıldır cezaevinde. Sürekli infazı erteleniyor” dedi.
 
‘40 dakikalık görüş hakkımız aramalarla geçiyor’
 
Oğlunun görmek amacıyla Çorum’a gitmek için 2 gün yolda kaldığını söyleyen Gülşen Geylani, “Eğer dünyada bir adalet ve hukuk sistemi varsa bize bu yapılanlar kabul edilmemeli. Kaç defa oğlum yakın bir yere getirilsin diye dilekçe verdim ama hep uzak cezaevine götürüldü. Cezaevine gittiğimizde de sorunlar yaşıyoruz. 40 dakikalık görüşte dakikalarca arama yapılıyor, sürekli geciktiriyorlar ve o dakikaları görüşümüzden düşüyorlar. Oğlum bunları görünce görüşe gitmemi istemiyor. 40 dakikalık görüşümüzü onların oyalamaları yüzünden tam yapamıyoruz. Kaç ailemiz görüşe giderken ya da dönerken kaza yapmış, yaşamını yitirmiş. Ama devlet bunu görmüyor. Bilerek yapıyorlar bunu. Aileler zorluk yaşasın istiyorlar” ifadelerini kullandı.