KHK'li kadınlar: Barış sürecinin dışında bırakılamayız

  • 09:02 20 Temmuz 2026
  • Güncel
ANKARA- KHK'li kadınlar, OHAL döneminde siyasi gerekçelerle ihraç edildiklerini belirterek, "Barış isteyen kamu emekçileri işlerine iade edilmeden demokratikleşmeden ve toplumsal barıştan söz edilemez" mesajı verdi.
 
15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL kapsamında çıkarılan KHK'lerle, çok sayıda kamu emekçisi sendikal ve barış mücadelesi yürüttükleri gerekçesiyle ihraç edildi. KHK'liler, on yıldır süren hukuksuz ihraçlara karşı mücadelelerini sürdürürken, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), "İşimizi Geri İstiyoruz" şiarıyla 17-18 Temmuz'da Genel Merkez önünde nöbet eylemi gerçekleştirdi. 
 
Nöbete farklı kentlerden katılan kadınlar, siyasi bir kararla ihraç edildiklerini belirterek, barışın yeniden konuşulduğu bir dönemde demokratikleşmeye dair atılacak en kolay adımın KHK'lilere dair olduğunu söyledi.
 
'Barış sürecinde aktif rol aldığımız için ihraç edildik'
 
Eğitim Sen üyesiyken hiçbir gerekçe gösterilmeden ihraç edildiğini söyleyen Ülkü Gülşen, barış süreçlerinde aktif rol aldıkları için ihraç edildiklerine dikkat çekti. Birlikte çalıştığı öğretmen arkadaşı Gülhan Can'ın 10 Ekim Barış Mitingi'nde katledildiğini aktararak, “O canını barış süreci için verdi. Ben on yıllık hayatımı verdim. Bu on yıllık süreç içerisinde kalp krizi geçirdim, çoklu kronik rahatsızlıklarım oldu. Bütün KHK'li arkadaşlarla onurla direnmeyi, sokaklarda vazgeçmemeyi sürdürdük. Bu adaletsizliğe karşı bütün yükleri onurla taşıdık. Hiçbir pişmanlık duymadan mücadeleden geri durmadık” dedi.
 
'Acımızın da direnişimizin de tarifi yok'
 
Dünyada benzeri olmayan bir hukuksuzlukla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Ülkü Gülşen, “Biz bu haksızlığı on yıldır yaşıyoruz. Ben emeklilikten doğan haklarımı aldım ama yaklaşık 25 yıl önce aldığım yeşil pasaportumu vermediler. Seyahat hakkımı sınırladılar. Yurt dışındaki kardeşime son vedamı yapamadım, arkadaşlarımızı kaybettik. Yaşadığımız acının tarifi yok, direnişimizin de tarifi yok” şeklinde konuştu.
 
'KHK'liler iade edilmeden barış gelmez'
 
Yeni dönemde barış söylemini olumlu bulduklarını belirten Ülkü Gülşen şöyle devam etti: “Barış adımlarının yanında yer aldığımızı belirtmek için sürekli sokaklarda olduk. On yıllık haksızlık ve dün yaşadığımız orantısız şiddet, barış taleplerini hayal kırıklığına uğrattı. Biz barış istemeye devam edeceğiz. Bu saldırılar sürdüğü sürece barışın da bu ülkeye gelmeyeceğini düşünüyorum. KHK'liler göreve iade edilmeden, haksız tutuklamalar son bulmadan bu ülkeye barışın gelmeyeceğini düşünüyorum.”
 
'Siyasi kararla ihraç edildik'
 
Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası (TÜM BEL-SEN) üyesi Aynur Şahin Özdemir, Akdeniz Belediyesi'nde çalışırken sendikal faaliyetleri gerekçe gösterilerek ihraç edildiğini aktardı. Kadın eylemlerinin “suç sayıldığını” dile getiren Aynur Şahin Özdemir, “İhraçlarla kadınların kamusal alandan, emek alanından çekilmesini istiyorlardı. Sendikal anlamda mücadelemizin ana noktası, kadınların eşit ve özgür bir şekilde kamusal alanda söz söyleyebilmesini sağlamaktı. İhraçtan sonra da mücadeleye devam ettik. Ancak bu defa da ekonomik anlamda zorluklar yaşadık. Çünkü artık yapacağımız bir işimiz yoktu. O süreçte 'ağaç kökü yesinler' diyerek bizi toplumun dışına itmeye çalıştılar, emek alanından uzaklaşmamızı istiyorlardı. Tüm bunlara rağmen sendikal ve kadın mücadelesinde geri durmadım” diye ekledi.
 
'Haksızlığa devam ediyorlar'
 
On yıldır sokaklarda mücadele ettiklerini belirten Aynur Şahin Özdemir, ihraçlara karşı açılan hukuki süreçlerin devam ettiğini aktardı. Aynur Şahin Özdemir, “Dosyam şu an Danıştay'da üç buçuk yıla yakın bir süredir bekliyor. Süreci uzatarak bir taraftan da yaşatılan haksızlığı devam ettiriyorlar” dedi.
 
'İadelerin demokratikleşmeye olumlu etkisi olur'
 
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin başarıya ulaşmasının Türkiye'nin demokratikleşmesine olumlu katkı sunacağını söyleyen Aynur Şahin Özdemir şunları söyledi:“Sendikal alanda yaptığımız mücadelenin özü de Türkiye'nin demokratikleşmesi ve barış içinde bir ülkenin kurulması mücadelesiydi. Kürt sorununun çözümünün Türkiye'nin demokratikleşmesinde olumlu etki edeceğini düşünüyorum. Süreç hepimizin gördüğü gibi yavaş ilerliyor. Gerekli yasal düzenlemeler yapılmıyor. KHK'lilerin işe iadesinin demokratikleşmeye olumlu etkisi olacağını düşünüyorum. İhraç edilmemizin ana sebebi siyasi sebeplerdir.”
 
'Adalet nöbetine Adana'dan geldim'
 
“‘10 yıl önce işimizden edildik’ diyen Özlem Üçler, OHAL Komisyonu'yla bir oyalama süreci yaşadıklarını söyledi. İhraç kararına karşı itirazın Danıştay aşamasında olduğunu söyleyen Özlem Üçler, “Haksız ve hukuksuz yere ihraç olduğumuzu belirtmiştik. Bu hukuksuzluğa karşı alanlarda işimizi istemeye devam ediyoruz. Bunun için şu an Ankara'da nöbet eylemindeyiz. On yıllık mücadelemizi duyurabilmek için yirmi dört saatlik bir adalet nöbeti için Adana'dan geldim. En doğal hakkımızı ifade ederken orantısız güçle darp ve şiddete maruz kaldık. 20 arkadaşımız gözaltına alındı. Bunlar bizim haklı gerekçelerimizin önünde engel değil” sözlerini kullandı.  
 
'Barış isteyen KHK'liler de bu süreçte görülmeli'
 
Barış talebini yineledikleri için ihraç edildiklerine dikkat çeken Özlem Üçler, “Bizler barış grevleri yaptık. Savaş istemediğimize dair birçok yerde açıklama yaptık. İhraç gerekçesi olarak barış adına yaptığımız eylemler gösterildi. Şu an barışın konuşulduğu bir süreçte KHK'lilerin de bu süreçte görülmesi gerekiyor. KHK'liler de bu sürecin bir parçası ve saldırılarak, susturularak, baskı ve şiddetle çözüm sürecinin tıkanması sağlanıyor. Bu sürecin bu şekilde ilerlemeyeceğini görüyoruz. Bunun için gereken ne ise yapılmasını talep ediyoruz” diye belirtti.
 
'Barış için demokratik koşullar oluşmalı'
 
Büro Emekçileri Sendikası (BES) Ankara 1 No'lu Şube üyesi olduğu dönemde ihraç edilen Deniz Keleş de adalet nöbetlerini sürdüreceklerini söyledi. Deniz Keleş şöyle devam etti:“Ülkenin her yerinde bir adalet nöbeti var. Nedeni, hukukun rafa kaldırılması, KHK'lerle fermanın saraydan bir gecede yayımlanmasıdır. Adalet, hukuk gelene kadar ve bizler işimize dönene kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Barışın gelmesini istiyorsak, atılacak en kolay adımlardan biri barış isteyen kamu görevlileri olan KHK'lilerin işe iadesidir. Bu, yapılacak en kolay demokratik adımdır. Bunu dahi yapmayan hükümetin barış konusunda samimi olması düşünülemiyor. Çünkü biz barış istedik. Barış isteyen insanlar işlerine iade edilmezse, demokratik koşullar oluşmadan barış oluşamaz. Aramızdaki barışın oluşması için önce demokrasi gereklidir.”