Alevi kadınlarla buluşmada demokratik toplum ve barış mesajı

  • 16:11 17 Ekim 2026
  • Güncel
AYDIN - Alevi kadınlarla bir araya gelen Yüksel Mutlu ve Öznur Bartın, barışın toplumsallaşması gerektiğine dikkat çekerek, kadınların bütün devrimlere ve direnişlere öncülük ettiği gibi Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin de ancak kadın öncülüğünde gerçekleşebileceğini vurguladı.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Colemêrg Milletvekili Öznur Bartın, Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu ve koordinasyon üyeleri, Aydın’ın Kuşadası ilçesinde bulunan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Kuşadası Cemevi’nde Alevi kadınlarla bir araya geldi.
 
‘Adaletin olmadığı yerde kalıcı barış olamaz’
 
Buluşmada söz alan Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu, barışın siyasi bir tercih değil, inancın ve insanlık anlayışının bir parçası olduğunu belirtti. Yalnızca silahların sustuğu bir barış değil, toplumun bütün kesimlerinin birbirini eşit gördüğü gerçek bir barış istediklerini kaydeden Yüksel Mutlu, “Barış yalnızca siyasi partiler arasında yapılacak bir anlaşmadan ibaret olamaz. Elbette siyasi uzlaşmalar önemlidir. Ancak toplumun gönlünde karşılık bulmayan, kadınların, gençlerin, emekçilerin, farklı inançların ve halkların söz sahibi olmadığı bir süreç, tek başına kalıcı bir toplumsal barış sağlayamaz. Gerçek barış, halkların birbirini anlamasıyla, ön yargıların ortadan kalkmasıyla, eşit yurttaşlığın güvence altına alınmasıyla ve geçmişin acılarıyla yüzleşilmesiyle mümkündür. Devletin geçmişte yaşanan katliamlarla, hak ihlalleriyle ve adaletsizliklerle yüzleşmesi gerektiğine inanıyoruz. Gerçeklerin açığa çıkarılmasını, mağdurların sesinin duyulmasını, sorumlulukların hukuk çerçevesinde belirlenmesini ve adaletin sağlanmasını istiyoruz. Çünkü yüzleşmek, bölünmek değildir. Yüzleşmek, aynı acıların yeniden yaşanmaması için sorumluluk almaktır. Çünkü adaletin olmadığı yerde, güvenin olmadığı yerde kalıcı barış olamaz” dedi.
 
‘Adalet anlayışımızdan vazgeçmeyeceğiz’
 
Hazırlanacak çerçeve yasanın ayrımcılığa karşı açık güvenceler içermesi gerektiğine dikkat çeken Yüksel Mutlu, “Temel hak ve özgürlükleri korumalı, demokratik katılımın önünü açmalı ve geçmişte yaşanan hak ihlallerinin araştırılmasına imkân sağlamalıdır. Bu süreç şeffaf olmalıdır. Toplumun farklı kesimlerinin görüşleri alınmalı, kadınların talepleri göstermelik biçimde değil, kararların oluşturulmasında gerçek bir iradeyle temsil edilmelidir. Ancak bunu yaparken haklarımızdan, eşit yurttaşlık talebimizden, laiklikten, demokrasiden ve adalet anlayışımızdan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü barış, haklarımızdan vazgeçmemiz değildir. Barış, haklarımızın herkes için güvence altına alınmasıdır. Barış, geçmişi unutmak değil, geçmişin acılarından ders çıkararak geleceği birlikte kurmaktır. Barış yalnızca silahların susması değildir. Barış, yoksulluğun, ayrımcılığın, nefretin ve eşitsizliğin de ortadan kaldırılması için mücadele etmektir” ifadelerini kullandı.
 
‘Biz kadınlar dayanışmayla güçlüyüz’
 
Daha sonra konuşan DEM Parti Colemêrg Milletvekili Öznur Bartın ise İstanbul Sözleşmesi’nden çekildikten sonra kadın katliamlarının arttığını ifade ederek 6284 sayılı Kanun’a değindi. Öznur Bartın, “İnsanlığı koruyan bütün o sözleşmelerden, o anlaşmalardan, o hukuki güvencelerden uzaklaşan despotik, otoriter bir yaklaşımla karşı karşıyayız. Bilhassa kadın kimliği üzerinden yapılıyor, gençler üzerinden asimilasyon politikaları yürütülüyor. Yani kendi biatına uygun bir kimlik ve topluluk yaratmak için farklı farklı planlarla topluma yaklaşan bir sistemle karşı karşıyayız. Bizler de diğer kesimler gibi bu yaşamın içerisindeyiz. Hayatın kendisiyiz. Jin, Jiyan, Azadî diyoruz. Yani kadının yaşam olduğunu kendi felsefemizde belirtiyoruz. Paradigmamızda belirtiyoruz. Bu sadece bir slogan değildir. Nasıl ki dünyanın dört bir yanına yayıldıysa bunun bir gerçekliği vardır. Rasyonel birçok tarafı vardır ki böyle. Biz kadınlar birlikte güçlüyüz. Biz kadınlar dayanışmayla güçlüyüz” dedi.
 
‘Rojava Devrimi kadın öncülüğünün en somut örneğidir’
 
Kadınların bütün direnişlere ve devrimlere öncülük ettiğini vurgulayan Öznur Bartın, son olarak şunları söyledi: “Hepinizin bildiği, hepinizin yakın tarihte şahit olduğu Rojava Devrimi, kadın öncülüğünün en somut örneğidir. Oradaki barbar katliamcılar, kadınlara tecavüzden tacize ve her türlü şiddete kadar akıl almaz bütün yöntemleri kullanarak orada insanlığı katletmeye çalıştılar. Ama karşılarında duran yine saçları örgülü kadınlardı. O mücadele ruhunu büyüten, o iradeyi gösteren, öncülük eden başta kadınlardı. Dünyaya örnek oldular, değil mi? Biz bu kadar güçlüyüz aslında. Bu mücadele ruhuna inanıyoruz. Tarihsel bilgimizden bu gücü aldık. Bêsêlerden aldık. Zarifelerden aldık. Bêrîtanlardan aldık. Hukuki statü tanınması, cemevlerine, ibadethanelere hukuki statü tanınması, zorunlu din derslerinin kaldırılması... Bununla ilgili bir mücadele içerisindeyiz. İnkârla, imhayla, katletmeyle, yok saymayla bizler bitmeyiz. Bitmeyeceğiz.”
 
Konuşmaların ardından Alevi kadınların talepleri dinlendi. Kuşadası’ndaki buluşma sona ererken, programın saat 19.00’da Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Serdaroğlu Mahallesi’ndeki Köşk Cemevi’nde devam edeceği belirtildi.