BM raporu: 2,1 milyar kişi gıda güvensizliğiyle karşı karşıya

  • 12:32 22 Temmuz 2026
  • Dünya
HABER MERKEZİ- Birleşmiş Milletler'e bağlı beş kuruluşun hazırladığı 2026 Dünya Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu Raporu, küresel açlığın son üç yıldır gerilemesine rağmen milyonlarca insanın hâlâ yeterli ve sağlıklı gıdaya erişemediğini ortaya koydu.
 
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD), UNICEF, Dünya Gıda Programı (WFP) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından ortak rapor hazırlandı. Rapora göre, 2025 yılında dünya nüfusunun yüzde 7,8'i açlıkla karşı karşıya kaldı. Bu oran 2024 yılında yüzde 8,1, 2022 yılında ise yüzde 8,6 olarak kaydedilmişti. Açlık oranlarında yaşanan gerilemeye rağmen, Birleşmiş Milletler'in 2030 yılına kadar açlığı sona erdirme hedefinden hâlâ uzak olunduğu vurgulandı.
 
Afrika en ağır etkilenen bölge
 
Raporda, Asya ile Latin Amerika ve Karayipler'de açlığın azaltılması konusunda ilerleme kaydedildiği belirtilirken, Afrika'nın açlıktan en fazla etkilenen bölge olmaya devam ettiği ifade edildi. Afrika kıtasında yaklaşık 309 milyon kişi açlıkla mücadele ederken, Asya'da bu sayı 292 milyon olarak kayıtlara geçti.
 
Afrika'da açlık oranı bir yıl içerisinde yüzde 20,3'ten yüzde 20'ye gerilese de, kıta dünyada en fazla aç insanın yaşadığı bölge olmayı sürdürüyor.
 
2,1 milyar kişi gıda güvensizliği yaşıyor
 
Rapor, küresel gıda krizinin yalnızca açlıkla sınırlı olmadığını da ortaya koydu. Dünya genelinde yaklaşık 2,1 milyar kişinin, yani nüfusun yüzde 25,8'inin orta veya ağır düzeyde gıda güvensizliği yaşadığı belirtildi.
 
Bölgelere göre gıda güvensizliği oranları ise şöyle:
 
*Afrika: Yüzde 56,6
 
*Asya: Yüzde 20,3
 
*Latin Amerika ve Karayipler: Yüzde 22,9
 
*Kuzey Amerika ve Avrupa: Yüzde 8,7
 
Çatışmalar ve iklim krizi açlığı derinleştiriyor
 
Raporda, Ortadoğu'da süren çatışmaların enerji, gübre ve gıda fiyatları üzerindeki etkisinin küresel açlıkla mücadeleyi zorlaştırabileceği uyarısında bulunuldu. Silahlı çatışmaların yanı sıra iklim değişikliği, kalkınma yardımlarındaki azalma ve insani yardım finansmanındaki gerilemenin de açlıkla mücadelede temel engeller arasında yer aldığı ifade edildi. Mevcut koşulların sürmesi halinde 2030 yılına kadar 510 ila 520 milyon kişinin açlıkla karşı karşıya kalabileceği belirtilirken, önceki tahminlerde bu sayının yaklaşık 503 milyon olduğu hatırlatıldı.
 
Anne ve çocuk sağlığında ilerleme yetersiz
 
Raporda, anne ve çocuk sağlığına ilişkin göstergelerdeki ilerlemenin de yavaş seyrettiğine dikkat çekildi. Çocuklarda bodurluk, zayıflık ve fazla kilo oranlarının yanı sıra düşük doğum ağırlığı ve yalnızca anne sütüyle beslenme oranlarının, 2030 küresel beslenme hedeflerine ulaşacak düzeyde iyileşmediği kaydedildi. Sağlıklı beslenmenin yüksek maliyetinin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmanın önündeki en önemli engellerden biri olduğu belirtilen raporda, yalnızca sağlıklı gıdanın fiyatının düşürülmesinin yeterli olmadığı vurgulandı. Herkesin sağlıklı gıdaya erişimini güvence altına alan ve sürdürülebilir gıda sistemlerini güçlendiren politikaların hayata geçirilmesi gerektiği ifade edildi.
 
Rapor, 2030 yılına kadar açlığın sona erdirilebilmesi için daha güçlü uluslararası iş birliği, daha fazla yatırım ve kararlı politikaların hayata geçirilmesi çağrısıyla sona erdi.