Şirnex’te halk buluşması: Devlet adım atmıyor, çözüm örgütlü halkta

  • 22:32 17 Haziran 2026
  • Güncel
ŞIRNEX - DBP’nin Şirnex’te düzenlediği halk buluşmalarında, devletin sürece dair adım atmaması eleştirildi; çözümün komünler ve halkın örgütlü mücadelesiyle büyütülmesi gerektiği vurgulandı.
 
Demokratik Bölgeler Partisi'nin (DBP), "Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz” şiarıyla Şirnex'te başlattığı halk buluşmaları ikinci gününde de devam etti. Bu kapsamda DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar'ın katılımı ile Qileban (Uludere) ilçe merkezinde halk buluşması düzenlendi. İlçe merkezinde bulunan boş bir alanda yapılan buluşmaya siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.
 
Buluşmada konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Mehmet Zeki İrmez, sürece dair halkın taleplerini dinlemek için buluşmalar yaptıklarını belirterek, halkın taleplerini Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile paylaşacaklarını kaydetti. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat'ta yaptığı tarihi çağrıyı hatırlatan Mehmet Zeki İrmez, "Bu çağrıdan sonra birçok gelişme yaşandı. Ancak devlet henüz yasal düzenlemeler konusunda bir adım atmadı. Sürece sahiplenme en yüksek düzeyde olmalı. Bu açıdan 28 Haziran'da Amed'de yapılacak 'Özgürlük mitingi' önemlidir. Bu mitingler Kürdistan ve Türkiye’nin dört kentinde yapılacak. Bu mitinge katılım sürece sahiplenmeyi gösterecek. Devlet mutlaka adım atacak. Bunun için Önderliğin elini güçlendirmemiz gerek" dedi.
 
'Örgütlülük ve komünler temel ihtiyaç'
 
Buluşmaya katılan bir yurttaş, devletin yasal adımlar atmamasına karşı, "Devlet bu süreci başlatmak zorunda kaldı. Ortadoğu'da yaşananlar devleti buna zorladı. Devlet Kürt sorununun çözümünde samimi mi? Bunu bilmek istiyoruz. Samimiyet konusunda çelişkilerimiz var. Örgütlülük önemli. Komünler olmazsa olmaz. Eğitim çok önemli. Yeni bir zihniyet inşası var. Bir an önce komünlerin kurulması lazım" diyerek tepki gösterdi.
 
Cezaevlerindeki İnfaz Gözlem Kurulları’na tepki gösteren bir yurttaş ise, kurullar aracılığıyla tutsakların infazının yargısız biçimde yakıldığını ifade etti.
 
'Komün dayanışma ve kolektif siyaset demektir'
 
DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, yapılan eleştiri ve önerilere değinerek Kürtlerin mücadele ile önemli kazanımlar elde ettiğini söyledi. Demokratik siyasetin temelinde eleştiri kültürü olduğunu belirten Çiğdem Kılıçgün Uçar, komünlerin önemine dikkat çekerek, "Bu topraklarda süren bir komün kültürü hala var" diyen Uçar, “Yaşadığımız mahallenin sorunlarından haberdar olmak ve çözüm mekanizması kurmak komündür. ‘Devlet adım atmıyor’ diyoruz, belki bir yıl daha atmayacak. Ama dönüp kendimize ‘ne yapmamız lazım?’ diye sormalıyız. Komün örgütlenme, tarihimiz ve kimliğimiz için bir savunmadır. Komün; dayanışma, kolektif karar alma ve kolektif harekete geçme demektir” ifadelerini kullandı.
 
Çiğdem Kılıçgün Uçar, yerelin güçlenmesinin siyasetin belirleyici unsuru olduğunu vurgulayarak, “Siyasetin en temel unsuru halktır. Halkların bir araya geldiği yapıların adı komündür” ifadelerini kullandı.
 
Vakıfkent’te ikinci buluşma
 
Heyet, Şirnex merkez Vakıfkent Mahallesi’nde düzenlenen ikinci halk buluşmasına katıldı. Buluşmada konuşan Mehmet Zeki İrmez, Kürt Özgürlük Hareketi'nin direniş tarihine değinerek, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin verilen bedellerle başladığını dile getirdi.
 
Mehmet Zeki İrmez, sürecin örgütlenmeyi büyütmek için bir fırsat olduğunu belirterek, “Bu süreç herkes için kazandıracak. Yapılan çağrıya sahip çıkacağız. Ancak Öcalan özgür olmadan sürecin başarıya ulaşacağı yanılgısına kapılınmamalı” diye konuştu.
“Devlete güvensizlik sürüyor”
 
Buluşmada söz alan yurttaşlar, devletin adım atmaması nedeniyle kaygılarının arttığını dile getirdi. Bir yurttaş, Kürtlerin birlik olması gerektiğini belirterek sürecin topluma daha iyi anlatılması gerektiğini söyledi.
 
Başka bir yurttaş ise, uzun süre cezaevinde kalan siyasi tutsaklara “pişmanlık” dayatılmasını eleştirdi.
 
'Gerçek demokrasiyi birlikte kuracağız'
 
Çiğdem Kılıçgün Uçar, buluşma ortamını komüne benzeterek, “Çok samimi bir ortamda geleceğimizi konuşuyoruz” dedi. Ortadoğu’daki gelişmelerin tüm halkları etkilediğini belirten Uçar, Kürtlerin yıllardır yok sayıldığını ancak mücadeleyle buna karşı durduklarını ifade etti. Rojava örneğine değinen Çiğdem Kılıçgün Uçar, farklı halkların birlikte yaşayabildiğini gösterdiğini kaydetti. “Kürtler Ortadoğu’da demokrasinin taşıyıcılarıdır” diyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, sürecin tarihsel bir eşikte olduğunu belirtti.
 
'Öcalan’ın özgürlüğü sürecin ana başlığı'
 
Kürdistan'da uygulanan özel savaş politikalarına dikkati çeken Çiğdem Kılıçgün Uçar, konuşmasının devamında şunları belirtti: "Fuhuş, uyuşturucu, ekolojik kırım ile özel savaş uygulanıyor. Buna karşı değerlerimize sahip çıkacağız. Bir müzakere var ama baş müzakereci cezaevinde. Bu sürecin başarıya ulaması, norm dışı güçlerin süreci sabote etmemesi için Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki olarak özgür olması gerek. Devlet niye adım atmıyor? diye soracağız, bunun yanında devlete adım attırmak için mücadeleyi büyüteceğiz.
 
Kurdistan bir laboratuvar gibiydi, Kürtlerin karşı kaşıya kaldığı her şeye bugün CHP başta olmak üzere bir çok kesim maruz kalıyor. Demokrasi herkese lazım. Önder Abdullah Öcalan’ın elini güçlendirmemiz gerek. Kürt halkı kendi değerleri ile özgür yaşamak istiyor. Biz başardık. Herkesin yüzünü Kürtlere dönmesi bizim onurumuzdur. Kürt halkının Önderliği ile buluşmasının zamanı geldi. Bunun için 27-28 Haziran'da dört kentte mitingler yapacağız. Yeni dönemi hep birlikte inşa edeceğiz."
 
Buluşma öneriler ile son buldu. 
 
Öte yandan DBP'nin yarın Silopiya (Silopi) ve Cizîr'de (Cizre) gerçekleştirmesi beklenen buluşmalar, ilerleyen bir tarihe ertelendi.