Ayşe Gökkan kararına karşı selendiler: Bu ceza hepimize!
- 18:54 20 Haziran 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde bulunan TJA önceki Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan’a Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 19 yıl 6 ay hapis cezasına karşı yapılan protestolarda, "Kadınların dayanışmasını ve mücadelesini hedef alan bu tür kararlar, demokratik toplum değerlerine ve temel haklara zarar vermektedir” denildi.
Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde bulunan TJA önceki Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan’a Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 19 yıl 6 ay hapis cezasına karşı alanlara çıkan kadınlar, kararı protesto etti. Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP), Diyarbakır Adliyesi önünde kararı basın açıklaması ile protesto etti. Açıklamaya TJA ve DAKAP bileşenleri katılırken, “Ayşe Gökkan irademizdir yargılanamaz” yazılı pankart açıldı. Açıklamayı kadınlar adına Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Amed İl Eşbaşkanı Ruçem Vefa Elyakut okudu.
‘Bu tür kararlar temel haklara zarar vermektedir’
Ruçem Vefa, “Yıllardır kadınların maruz bırakıldığı şiddete, ayrımcılığa ve hak ihlallerine karşı mücadele eden Ayşe Gökkan’ın cezalandırılması, yalnızca bir kadın hakları savunucusuna yönelik değil; kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerine yönelik bir müdahale olarak değerlendirilmektedir. Kadınların yaşam hakkını, eşit yurttaşlık talebini ve özgürlük mücadelesini savunan kadın aktivistlerin yargı eliyle susturulmaya çalışılması kabul edilemez. Kadınların dayanışmasını ve mücadelesini hedef alan bu tür kararlar, demokratik toplum değerlerine ve temel haklara zarar vermektedir” dedi.
‘Kadınların özgürlük mücadelesi susturulamaz’
Ruçem Vefa, Ayşe Gökkan’a verilen cezanın, kadınların yıllardır büyük bedellerle ördüğü özgürlük mücadelesine yönelik bir gözdağı niteliği taşıdığına dikkat çekti. Kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesi baskılarla ve cezalarla engellenemeyeceğini ifade eden Ruçem Vefa, “Ayşe Gökkan ile dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Kadın hakları savunucularının kriminalize edilmesine, hukukun bir baskı aracına dönüştürülmesine ve kadın mücadelesinin hedef alınmasına karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz. Kadın dayanışması yaşatır. Kadınların özgürlük mücadelesi susturulamaz” sözlerine yer verdi.
‘Bu ceza Kürt kadınlarına veriliyor’
Okunan açıklamanın ardından TJA aktivisti Ayla Akat Ata konuşma yaptı. Ayla Akat, “Cumhuriyet savcılığı dün itibariyle 5 kez sayın Ayşe Gökkan'ın tahliyesini talep etti 5 duruşmadır biz arkadaşımızın tahliyesini bekliyorduk. Fakat Ocak ayında hazırlanan Ayşe Gökkan'ın tutukluluk tarihine denk düşen tutuklandığı tarihte açılabilecek bir dosya iken açılmayan ama Ocak ayında dosyaya eklenen 2013-15 yıllarına ait ceza verildi. Bu ceza kadınları katleden faillere verilmiyor. Sokak ortasında, iş yerinde, okulda, kadına şiddet uygulayanlarına ölümüne şiddete maruz bırakılan kadınların faillerine verilmiyor. Bu ceza yurtlarda kendilerine teslim edilen çocuklara tecavüz eden istismarcılara verilmiyor. Bu ceza bu ülkede ben varım diyen Kürt kadınlarına veriliyor” diye belirtti.
Ayla Akat konuşmasının devamında şunları söyledi: “Bu ceza verilerek bütün Kürt kadınlarına bir mesaj veriliyor. Bu aynı zamanda bir tehdittir. Bu karar aynı zamanda Diyarbakır'dan İstanbul'a kadar kadına yönelik şiddet diyen Türkiye kadın hareketinin tüm bileşenlerine tehdittir. Biliyoruz ki bu karar yargıdan dönecek üst yargılanacak.
Halka nasıl güven verilecek?
Demokratik sorunun çözümünün mümkün olduğunu söylemenin dahi yargının hedefi hâline geldiği bir ortamda, demokratik siyaseti nasıl örgütleyeceğiz? İnsanlara ve bu halka nasıl güven vereceğiz? ‘Gelin, bizi takip edin’ çağrısını nasıl yapacağız? Buradan, devlet içinde bu sürecin parçası olan yapıların yekvücut ve bütünlüklü hareket etmediğini görüyoruz. Bu durum, sürece ilişkin farklı yaklaşımların ve tutumların varlığına işaret ediyor.”
Açıklama okunan metin ve yapılan konuşmaların ardından, atılan "Jin jiyan azadi" sloganıyla sona erdi.
Şirnex
Şirnex’te Tevgera Jinên Azad (TJA), Cizîr Sanat Sokağında basın açıklaması yaptı. Açıklamaya çok sayıda kadın, kentte bulunan sivil toplum örgütü temsilcileri ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
Açıklamada “Ayşe Gökkan vîna me ye, neyê darizandin” yazılı pankart açılırken, açıklama metnini TJA aktivisti Çimen Fidan okudu.
‘Cezalarla direnişimizi durduramazlar’
Açıklamanın ardından konuşan DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal, “Türkiye devleti Nispbîb sınırında kurulan duvarlara karşı günlerce direndi. Kürt halkı için, kadınlar için çokça direndi, cezaevine girdi ve şimdi hala cezaevinde. Şimdi ise kendisine ceza verildi. Biliyoruz ki bu ceza onun şahsında tüm kadınlara verilmiş bir cezadır. Bizlere Şırnaklı kadınlar olarak onun duruşunu selamlıyoruz. Kandıra’da, Sincan’da tutuklu bulunan tüm arkadaşlarımızı buradan selamlıyoruz. Direnişiniz direnişin-mizdir diyoruz. Cezalarla direnişimizi durduramazlar” dedi.
İstanbul
TJA, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan Şişhane Meydanı'nda yaptığı basın açıklamasıyla karara tepki gösterdi. Açıklamaya Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), DEM Parti ile çok sayıda kadın katıldı. “TJA Yargılanamaz!" pankartının açıldığı eylemde, “Ayşe Gökhan Rümeta me ya” ve “Kadın mücadelesi engellenemez” yazılı dövizler ile Ayşe Gökkan'ın fotoğrafları taşındı. Sık sık “Jin, Jiyan, Azadî” ve “Biji tekoşîna jinan” sloganları attı.
Basın metnini TJA aktivisti Dilek Başalan okudu.
Açıklamanın ardından söz alan DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, Ayşe Gökkan'la ülkenin bir çok yerinde mücadele ettiklerini belirterek, "Ayşe Gökkan, Kürt özgürlük hareketiyle birlikte eşit ve özgür bir yaşam istediği için mahkum edildi. Biz bu cezayı tanımıyoruz. Arkadaşımızın bir gün bile cezaevinde kalmaması gerektiğini biliyoruz. Ayşe Gökkan'ın ve diğer tutsakların serbest bırakılması için mücadele etmeye devam edeceğiz" dedi.
'Eğer barışacaksak, özgür koşullarda barışacağız'
Ardından söz alan TJA aktivisiti Sebahat Tuncel, Ayşe Gökkan'ın Kürt halkının ve kadınların hakını savunan bir yerde durduğunun altını çizerek şunları söyledi: "Ayşe Gökkan zindanda da olsa, nerede olursa olsun taviz vermedi, boyun eğmedi. Kadınların özgürlük ve eşitlik mücadelesini sürdürdü. Cezaevinde de birlikte kaldık o, başı dik bir mücadele arkadaşıdır. Devletin zor araçlarıyla Türkiye’yi çatışma alanına sürüklemeye çalışanları buradan uyarıyoruz: Bu politikaları uygulamayın. Bir taraftan barış sürecinden söz edilirken, diğer taraftan ceza ve baskı politikaları uygulanabilir mi? TJA olarak bir kez daha Türkiye yetkililerini uyarıyoruz. Eğer gerçekten siyaset yapılacaksa bunun yolu açılmalıdır. Aksi takdirde yaşananlar bir oyalamadan ibaret olacaktır. İktidar, yasal düzenlemeler yaptığını söylerken mahkemelerde kadın siyasetçilere ceza verilmesi bu süreci bozacak niteliktedir. Eğer barışacaksak, özgür koşullarda barışacağız."
Açıklama “Biji berxwedana zindana” sloganıyla sona erdi.
Mêrdîn
TJA öncülüğünde Mêrdîn Karayolu Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi. Çok sayıda kadın ile siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin katıldığı açıklamada "Li dijî tûndîya dewlata mêran jin jiyan azadî" pankartı açıldı. Açıklamayı TJA aktivisti Medine Aksoy okudu.
DEM Parti Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altın ise kararın sadece bir yargılama olmadığını belirterek bunun siyasi bir karar olduğunu vurguladı. Açıklama "Jin, jiyan azadî" ve "Bijî berxwedana zindana" sloganları ile alkışlar eşliğinde son buldu.
Basın açıklamarında okunan ortak metin şöyle:
"TJA" önceki dönem sözcümüz, yol arkadaşımız Ayşe Gökkan’ın 5. duruşmasında, mahkeme heyeti tarafından verilen 19 yıl 6 ay hapis cezası ve tutukluluk halinin devamı kararı, hukuki bir karardan çok uzaktır. TJA olarak bu kararı tanımıyor, kabul etmiyoruz ve kadın mücadelesine karşı bir saldırı olduğunun bir kez daha altını çiziyoruz.
Ayşe Gökkan'a verilen ceza yalnızca Ayşe Gökkan'a verilmiş bir ceza değildir. Bu karar kadın özgürlük mücadelesine, kadınların örgütlü mücadelesine ve yıllardır bedeller ödenerek büyütülen kadın direnişine verilmek istenen bir cezadır. Ayşe Gökkan'ın “cezalandırılmasına”gerekçe yapılan faaliyetler; kadın haklarını savunmak, demokratik ve barışçıl eylemlere katılmak, basın açıklamaları yapmak ve kadınlarla dayanışma içerisinde olmaktan ibarettir.
Yargı mekanizmalarını siyasi bir araç olarak kullanarak tutuklama politikalarını devreye sokanlar iyi bilmelidir ki; kadınlar olarak haklı iddiamızdan ve özgürlük mücadelemizden geri adım atmayacağız. Ne hapishaneler, ne tecrit uygulamaları ne de hukuki dayanaktan yoksun bu cezalar örgütlü kadın iradesini engelleyebilir. Ayşe Gökkan’ın hukuka aykırı şekilde tutuklanması ve cezalandırılmak istenmesi, tüm kadınların ortak davasıdır ve ortak mücadelesidir.
'Ayşe Gökkan mücadeleden bir adım geri atmamıştır'
Altı yılı aşkın süredir tutsak edilen Ayşe Gökkan, bu süreçte annesini kaybetmiş ve annesinin cenazesine katılmasına dahi izin verilmemiştir. Buna rağmen özgürlük ve eşitlik mücadelesinden bir adım geri atmamıştır.
Ayşe Gökkan bugün mahkeme salonunda hakikati şu sözlerle ifade etmiştir: 'Suç olan bir şey yok. Afganistan'da kadınlar evlere kapatılmış, Türkiye'de tarikat ev ve yurtlarında 6 yaşındaki çocuklar tacize uğramaktadır. Ben bu DAİŞ zihniyetine karşı mücadele yürüttüm. Kadınların ve çocukların özgürlüğü için mücadele yürütüyorum. Benim için esas olan halkın vicdanıdır. Yürütmüş olduğum mücadelede başım diktir. Mahkemelerde yargılanmam benim açımdan çok önemli değil, içim rahattır. Nihayetinde halk ve kadınlar beni yargılamamaktadır. TJA'yla başım diktir.'
'Ayşe Gökkan'ın şahsında yargılanan kadınların özgürlük mücadelesidir'
Bizler biliyoruz ki Ayşe Gökkan'ın şahsında yargılanan bir kadın değil; kadınların özgürlük mücadelesidir. Yargılanan, kadınların eşit ve özgür yaşam ısrarıdır. Yargılanan, erkek egemen sisteme karşı yükselen kadın iradesidir. Yargılanan, dünyanın dört bir yanında kadınların sesi olan Jin Jiyan Azadî felsefesidir.
Ancak bilinmelidir ki ne cezaevleri ne mahkeme kararları ne de baskı politikaları kadınların özgürlük yürüyüşünü durdurabilir. Ayşe Gökkan'ın da ifade ettiği gibi mücadelemizde başımız diktir. Çünkü haklıyız, çünkü kadınların özgürlük mücadelesi mahkum edilemez.
'Diz çökmedik, çökmeyeceğiz!'
TJA olarak bir kez daha haykırıyoruz: Baskılarınız, gözaltılarınız ve rehin alma politikalarınız karşısında diz çökmedik, çökmeyeceğiz! Ayşe Gökkan’ın ve tüm siyasi tutsak yol arkadaşlarımızın özgürlüğü için, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini büyüterek direnişi her alana yayacağız.
Tüm demokratik kamuoyunu, feminist ve kadın örgütlerini, hak savunucularını bu yargı tacizine ve hukuksuzluğa karşı ses çıkarmaya, Ayşe Gökkan ile dayanışmayı ve ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Ayşe Gökkan'ın şahsında direnen tüm kadınları selamlıyor, kadın özgürlük mücadelemizi büyütmeye devam edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.








